Fotoğraf sanatçısı, araştırmacı yazar ve belgesel yapımcısı Atilla Alp Bölükbaşı’nın yaklaşık yarım asırlık gözlem, renk ve ışık birikimini yansıtan “YANSI – Soyut Yansımalar” sergisi, İstanbul ve Ankara Rahmi M. Koç Müzeleri’nde sanatseverlerle buluştu. 40 edisyon fotoğraf eserinden oluşan sergi, 15-30 Eylül tarihleri arasında İstanbul’da, 6-18 Ekim tarihleri arasında ise Ankara’da ziyaret edilebilecek.
Sergi, suyun yüzeyinde ansızın oluşan ve bir daha aynı biçimde tekrarlanmayacak görüntülerden yola çıkıyor. Bölükbaşı, eserlerinde görünen gerçekliği doğrudan kaydetmek yerine onun su üzerindeki dönüşümüne odaklanarak, fotoğrafın gerçekliği ile soyut resmin özgürlüğü arasında kendine özgü bir görsel anlatı dili kuruyor.
“Mavi Çığlık”tan yansımaların kendisine uzanan bir yolculuk
Bölükbaşı, yansımalara olan ilgisinin kökenini önceki çalışması “Mavi Çığlık”a dayandırıyor: O seride kayıkları, insanları ve denize açılanları fotoğraflarken, kayıkların suyun altında ve yüzeyinde bıraktığı izleri de görüntülemişti. Zamanla bu yansımaların kendisine odaklanmaya başladığını belirten sanatçı, “İçlerinde daha önce hiç görmediğim, çok farklı ve adeta mucizevi görüntüler olduğunu fark ettim. Bana 1500 tane eser sergilemem söylense, 1500 tane de seçebilirim; çünkü her birinin içinde çok güzel hikâyeler barındıran, birbirinden farklı görüntüler var” diyor.
Doğanın hareketinden soyut bir görsel dile
Doğanın kendi hareketiyle ortaya çıkan renkler, formlar ve ritimler, sanatçının kadrajında gerçeklikten bütünüyle kopmadan soyut bir görsel dile dönüşüyor. YANSI serisindeki görüntüler, çoğu zaman gözün fark edemeyeceği kadar kısa süren anları fotoğraf aracılığıyla görünür kılarken, izleyicide hem soyut bir resimle karşı karşıya olma duygusu hem de fotoğrafik bir gerçeklik algısı uyandırıyor. Yaklaşık yarım asırdır kentlerin, insanların, denizin ve doğanın belleğini fotoğrafla kaydeden Bölükbaşı, bu serisinde kamerasını görünen dünyanın ardındaki görünmeyen dile çeviriyor.
